
Herşey canlı bir söz olarak duruyorken
Toprağın gömdüğü hüznün içinde
Diriden ölü gömmenin acısıyla dalgalandı
Yaşmak rengi gökkuşağı ,yazgülü aldandı
Erken sesin bezginliğinde bir bakır tas
Su ahenginde kırıldı sesinden fırlayan tiz bir yağmur
Ona sana, eski bir ay... bildiğin bir tende sarardı .
Neydi neydi hatırlayamadığımız .
Sandıklarında kilitli kalan
Ufuk çizgisinde gülücükler saçan
Kum tanesi hüznün içindeki billur haz
Cam kırığı olup saplanırken denizin göğsüne
Köpürdüğü yerde sancıyla
Cam doğuran deniz acıtma
Pıhtıdan söz ,
Neydi neydi hatırlayamadığımız .
Sandıklarında kilitli kalan
Ufuk çizgisinde gülücükler saçan
Kum tanesi hüznün içindeki billur haz
Cam kırığı olup saplanırken denizin göğsüne
Köpürdüğü yerde sancıyla
Cam doğuran deniz acıtma
Pıhtıdan söz ,
gömülmüş hüzün sen de saklan toprakta
beni de sakla ..
beni de sakla ..
Hiçbir hüzün saklanmıyor..
YanıtlaSilVe hiçbir hüzün insanı saklayamıyor..
Zaten saklanmak da çare değil ki..