17 Mayıs 2010 Pazartesi

KELEBEK KOLLEKSİYONU


Uyku tutmayınca sanki, bir duvar ustasının sabır dolu yaşamından ,bir koridorun taşlarını örmeye bakıyormuşum gibi geliyor.O koridorun duvarları ;minik ,dalgın, küçük hayallerini sanki maket kutularına özene bözene yerleştirircesine taşıyormuş gibi sakindir .En itinalı mutlu fırsatları düşünmeye çalışıyordum .Aklımda av köpekleriyle koşulan kralların avı ya da narin cam fanuslarla yakalanıp kanatlarında zaman taşıdığını düşündüğüm ipek kanatlı kelebeklerin nü tabloları gibi onların soyağacından bir dizi tablo.Belki suç bendeydi bir başkasına göre mutlu fırsatlar pek geçmiyordu elime.İçimi iyiden iyiye yaşlı hissetmeye başlamıştım ki ,bu koridordaki duvar resimleri ,kelebeklerin soyağacı ,dev posterler ve allı pullu kanaviçe örtüme bir yer bulma fikri içimde kıpırdıyordu. Bahçeye varana dek örülecek koridor duvarımda , hatıraların tanıkları rengarenk kanatlarıyla çevçeveden bir başka zamanda kanat çırpan anın bekçileri onlar . Dilllerini okumak ya da aynı dili konuşmak .. Geriye bıraktıkları hatıraları özenle ,sabırla dizmek şimdi koridorun duvarına ...Bir satır ,dargınlık, gülüş , küsüş , yağmur tanesi ve fırtına parçası onlar ... En gizli sırların sahibi ; o yüzden saklamaya gerek yok bişey fısıldamazlar ...Kendileri sessizlik oldular....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder







Kendi masalını kendine anlatmayan hayatı anlatmasa da olur ...Tek kitabımız odur ....